Bu yazımızı okurken, özel müziğini de dinlemenizi tavsiye ederiz. 

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Oktay Arslan

Oktay ARSLAN

 

Uzak Doğu’daki şimdiki durağımız Hong Kong.Türkiye’den direk uçakla 9-10 saatlik uçuş ile  ‘Güzel kokulu  liman’ anlamına gelen Hong Kong’a varabiliyoruz. Havalimanından, Hong Kong adasının merkezi Central’a metro ile 30 dakikada ulaşmak mümkün. 7 milyon nüfusa sahip  bu şehre yılda yaklaşık olarak 55 milyon ziyaretçi geliyor.

İngiliz hakimiyeti sona erdi

155 yıl İngiliz sömürgesi altında kalan Hong Kong 1997’de Çin’e katılmış. İngiliz ve Çin hükümetlerin aralarında yaptığı özel anlaşmaya göre Hong Kong  2047 ‘dek Dışişleri ve Savunmada Çin’e bağlı olurken  iç yönetimde özerk olacak.Hong Kong 2047’den sonra  ise tamamen Çin’den bağımsız olarak kendi başına kalacak.

Tabi bu kadar yıl sömürge altında kaldıktan sonra dilde, kültürde sosyal hayatta İngilizlerin etkisi bir hayli fazla. Örneğin araçların direksiyonları sağ tarafta. Trafik soldan akıyor.Kendilerine ait para birimi ve pasaportları var.

Türk vatandaşları 16 Şubat 2016 tarihi itibari ile Çin’e ticari ve turistik vize ile bile gelemezken, Hong Kong’a vizesiz olarak giriş yapabiliyorlar. Çin’in Türk vatandaşlarına Çin vizesini zorlaştırmasının başlıca nedenleri arasında: Türkiyenin Suriye politikası ve bunun yanında Sincan Uygur Özerk bölgesindeki radikal islamcı grupların Türkiye üzerinden Suriye’deki  İşid gibi ‘ Selefi cinayet şebekelerine’ katılmış olmaları yatmaktadır.

Gökdelenler şehri 

Denizle volkanik dağlar arasında sıkışmış bir yerleşim yerine sahip olduğundan bu dar alanların çoğuna gökdelen yapmışlar.Bu yüzden Hong Kong’a gökdelenler şehri  desek yalan olmaz. Her geçen gün yeni bir gökdelen yapılıyor. Şehirde 24 saat hayat var neredeyse.Burada birçok uluslarası banka ve şirketlerin şubeleri mevcut. Hong Kong’da hayat standartları bir hayli yüksek.Orta sınıf insanların birçoğu 25-30 metkare evlerde yaşıyorlar.Hizmet sektöründe çalışanlar birçoğunu  Endonezya ve Filipinli’den gelen göçmen işçiler oluşturuyor.

Hong Kong dört adadan oluşuyor. Hong Kong Adası, Lantua Adası, Kowloon Bölgesi ve dış semtlerden  oluşan New Territories Bölgesi. Ama şehirde esas hayatın aktığı yerler Hong Kong ve Kowloon bölgeleri. Bu adalar arasından feribot seferleri  mevcut.

Başlıca gezilecek yerler

Hong Kong’da başlıca gezip görülecek yerler arasında: Victoria Zirvesi, Avenue of  Stars, Disneyland, Hollywood Road, Ladies Street, Nathan Caddesi, Tian Tan Buddha, Madam Tussaud Müzesi, Hong Kong Müzesi, Kowloon Park Ocean, Park Hong, Kong Ladies Market, Temple Street, Night Marketi, sayılabiliriz. Ortalama 4 -5 günlük Hong Kong  gezisi için yeterli kanımca. Gezi planı yaparken havalimanında ücretsiz olarak dağıtılan şehirin haritasını ve metro hattını takip ederek gideceğiniz yerlere  çok rahat ulaşabilirsiniz. Metro ağı şehrin her yerini örümcek ağı gibi sarmış.Taksi ücretleri Türkiye’ye nazaran ucuz.
Çin’den farklı olarak gideceğiniz yeri bulamazsanız herhangi bir  Hong Kongluya adres sorduğunuzda sizi neredeyse gideceğiniz yere kadar götürürler.

Gittiğim yerler arasındaki  Kowloon Bölgesi, dünya nüfus yoğunluğunun en yüksek yerlerinden bir tanesi. Bu bölgenin kuzeyinden güneyine geçen Nathan Caddesi var. İnsan kalabalığı bu cadde etrafında toparlanmış.Geceleri bu cadde üzerinde İstiklal Caddesi’ndeki gibi sokak sanatçıları hünerlerini sergiliyorlar.Hong Kong’a eğlence ve kültürel gezi için gelirseniz Central Bölgesi’nde uygun lokasyon yerleri var. Burada her bütçeye uygun oteller ve hosteller bulunmakta. Eğer iş için geliyorsanız Wan Chai Bölgesi’nde kalabilirsiniz.

Hong Kong’a gelen turistlerin ilk uğrak yerlerinden bir tanesi ” Victoria Tepesi”. Buraya şehrin birçok yerinden otobüs ve Peak tramvayı ile ulaşabilirsiniz.Deniz seviyesinden 551 metre yüksekte olan ” Victoria Tepesi” şehrin sembol yerlerinden bir tanesi. Benim tavsiyem tepeye tramvay ile çıkmayın çünkü, 2 saate yakın tranvay için sıra bekleyebilirsiniz. Otobüsle gitmek daha mantıklı. Eğer hava sisli ise bu tepeden Hong Kong’un manzarasını göremezsiniz. O yüzden akşam 18.00’den sonra giderseniz Victoria Tepesin’den şehrin her yerini kuş bakışı olarak gece ışıkları sayesinde görebilirsiniz. Eğer şansınıza hava açıksa Victoria tepesinden  çok güzel bir Hong Kong fotoğrafı çekinebilirsiniz.Victoria Tepesin’den indikten sonra şehrin her yerine metro ve çift katlı  otobüsler ile ulaşım sağlayabilirsiniz.Yolunuz buraya düşmüşken Kowloon Bölgesi’ndeki  Temple Street‘de bulunan LadiesMarkete uğramadan dönmeyin. Özellikle akşamları burası çok kalabalık oluyor. Adından da anlaşıldığı gibi  her yaştaki kadınların kıyafetten, takıya birçok ürünün bulunması mümkün.Tanınınmış markaların ürünlerinide burada kolayca bulabilirsiniz.Yalnız ürünün gerçek olup olmadığına anlamak için iyi şekilde ürünü incelemek gerekiyor.

Ürün alırken çok iyi pazarlık yapın. Söyledikleri fiyattan çok daha ucuza mal edebilirsiniz. Hong Kong’da satılan ürünlerde vergi yok. Özellikle elektronik eşyalar ve  telefonları Türkiye’ye göre daha ucuza alabilirsiniz. Ama elektronik mal alırken kesinlikle uluslarası kalite belgesini sormayı unutmayın.Zira aldığınız malın sahte olma ihtimalide var.

Çin’in Vegası Macau

Yolunuz buradan geçmişken Çin’e bağlı bir ada olan Macau‘ya gidebilirsiniz.Macau Adası Çin’in Las Vegası gibi. Burası eski bir Portekiz kolonisi olduğu için şehrin çoğu yerinde Portekiz etkisini görüyorsunuz. .

 Hollywood ‘daki gibi Uzak Doğu  

Hong Kong’a gelenlerin  birçoğu akşam vakitlerini  Kawloon bölgesinde bulunan Avenue  Stars’da değerlendirilir. Her akşam saat 20.00’de başlayan ışık gösterilerine 40 gökdelene yerleştirilen ışıklandırma ve lazerle birlikte 20 dakika süren görsel bir show sunuyorlar. Avenua Stars,  Hollywood ‘daki gibi Uzak Doğulu  film yıldızlarına ayrılmış bir yaya bölgesi. Bu yaya bölgesinde Uzak Doğulu film yıldızlarının küçük heykelleri var. Buranın sembol  durak yerlerinden bir tanesi de ”Bruce Lee” ve Chakie  Chan” ait olanlardır.

Yüzölçümü olarak çok küçük bir yer  olsada  ticaret hacmi ve dünya ekonomisinin bel kemiği bir çok firmanın bulunduğu Hong Kong’da 50’den fazla ülkenin uluslarası şirketleri var.Kişi başına düşen milli gelir yaklaşık 20 bin dolar civarında.Dünyadaki en büyük 100 bankanlardan 80 tanesinin Hong Kong’da şubeleri var.Tabi hal böyle olunca Asya’daki birçok ülkelerden buraya karapar aklamak için gelenler oluyor.

Çin’de herhangi bir ticari  işletme açmak için birçok prosedür gerekirken Hong Kong’da ise bu tam tersi. Yabancıların ticaret yapması için Hong Kong yönetimi ellerinden gelen bütün kolaylıkları yapmışlar.Neredeyse bir kaç gün içinde ticari bir işletme açabilirsiniz burada.

Hong Kong’u bu kadar kısa sürede anlatmak tabi aslına bakılırsa çok da kolay olmasa gerek. Etrafınfaki adaları ve  içindeki insanları ile bir metropolün nasıl doğayla iç içe olduğunu anlatıyor Hong Kong. İmkanı olan herkesin burayı gezip görmeye davet ediyorum.
Sevgiyle Kalın

Oktay ARSLAN