Bu yazımızı okurken, özel müziğini de dinlemenizi tavsiye ederiz… 

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Fatih KOCA

Fatih KOCA

Bağımsızlığı çok geç tanımış bir halk, Finler. Tam 654 yıl İsveç hakimiyetinde yaşadıktan sonra, 1809 yılında Rusya’nın egemenliğine girmişler. 1917 yılı Bolşevik Devrimi sırasında, Rusya’daki karışıklıkları fırsat bilip, bağımsızlıklarını ilan etmişler. Asırlarca elde edilemeyen bağımsızlık,çok değil, çeyrek asır sonra tehlikeye girmiş. 2. Dünya Savaşı sırasında, Finler 2 kez Sovyetlerle, 1 kez Nazilerle savaşarak, zor kazandıkları bağımsızlıklarını cansiparane korumasını bilmişler.

Türkçe, Macarca, Estonca gibi bir Ural-Altay dili olan Fince (Fincesi Suomi) çok fazla yakın akrabası olmayan bir dil. En yakın olduğu dil Estonca. Yüzde 5.5’i İsveçli olan Finlandiya’da, Fince’nin yanında İsveççe de resmi dil olarak kullanılmakta. Tabelalar, işaretler bu nedenle iki dilde yazılıyor. Fince oldukça kendine özgü olduğu için, istasyon, şehir merkezi gibi temel yazılar, ancak bir Cermen dili olan İsveççesini okuyunca çağrışım yapıyor.

1550 yılında İsveç Kralı tarafından Baltık ticaretini kontrol etmek için kurulan Helsinki, Avrupa’nın en yeni başkentlerinden biri. Zaten çok eski olmayan şehrin büyük bir kısmı, 1808 yılındaki büyük yangına teslim olmuş. 1812 yılında Rus Çarı, Helsinki’yi özerk Finlandiya Dukalığı’nın başkenti ilan etmiş ve şehir neredeyse tamamen yeniden yapılmış. Bu nedenlerle şehircilik anlamında alışılageldik Avrupa Başkentleri’nden oldukça farklı, Helsinki. 19. Yüzyılın şartlarında oluşturulan planı, geniş caddeleri, yeni binaları ve modern havasıyla sanki bir Amerikan kenti.

Yüksek bir tepeye kurulu Helsinki Katedrali denizden ve karadan, neredeyse şehrin her yerinden görülebiliyor. Yeşil kubbesiyle Helsinki’nin simgesi. Konumu ve mimarisi nedeniyle dışarıdan oldukça ihtişamlı görülen Katedral’in içi ise bir o kadar sade. Büyük çoğunluğu Lüterci Hristiyan olan Finler, Katedrallerini de kilisenin gösterişine ve dini kullanmasına savaş açan Martin Luther’e layık olacak şekilde inşa etmişler. Kilisede sadece 1 resim ve bir kaç heykel bulunuyor. Bunlardan birisi, Martin Luther’e ait.

Katedral’in bulunduğu meydan Senato Meydanı olarak adlandırılıyor. Burada Katedralle birlikte, Neoklasik mimari tarzında inşa edilen 3 bina daha var. Bunlar Hükümet Sarayı, Helsinki Üniversitesi ve Finlandiya Ulusal Kütüphanesi Binaları. Tüm binalar Alman mimar Engel tarafından 1822 ve 1852 yılları arasında inşa edilmiş. Meydanda bulunan ve şu an müze olarak kullanılan Sederholm Evi şehrin en eski binası. 1757 yılında yapılan bina, taştan yapılmış olması nedeniyle büyük yangından kurtulabilmiş.

Şehir merkezinin bir diğer tepesinde ise Batı Avrupa’nın en büyük Ortodoks kilisesi olan Uspenski Katedrali kurulu. 1868 yılında inşa edilen Katedral, soğan biçimli kubbesiyle, Helsinki’nin Rus tarihinin açık bir göstergesi olarak duruyor. Tren İstasyonu, Başkanlık Sarayı, Belediye ve Şehir Müzesi Binaları tarihi merkezin kayda değer diğer yapıları.

Şehir merkezinin biraz dışında yer alan Temppeliaukion Kilisesi (Kaya Kilise) Helsinki’nin en özgün yapılarından. Büyük bir kayanın içi oyularak yapılmış Temppeliaukio. İsminden ve yapılış tarihinden binlerce yıllık gibi görünse de, 1969 yılında inşa edilmiş. Kayalar üzerine oturtulmuş kocaman kubbesi, yerden hiçbir sütunla desteklenmiyor. Kilise muhteşem akustiği nedeniyle birçok konsere ev sahipliği yapıyor.

Helsinki’nin 6 adasında bulunan surlardan oluşan Suomenlinna savunma hattı, UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde yer alıyor. Kelime anlamı Finlandiya Kalesi olan surlar, İsveç Kralı tarafından, yaklaşan Rus işgalini engellemek için inşa ettirilmiş Surlar, inşa edildiği 1748 yılından, 2. Dünya Savaşı’na kadar İsveç, Rus ve en son Fin Donanması’na mesken olmuş. Suomenlinna’ya Helsinki Market Meydanı’ndan yarım saatlik bir feribot yolculuğuyla ulaşılabiliyor.

Finlerle özdeşleşen sauna, Finler’in olmazsa olmazlarından. Otel, öğrenci yurdu gibi toplu yerlerde bile sauna bulunuyor. Saunaya çıplak girmek adetten, aksi pek hoş karşılanmıyor. Utangaç ve içine kapanık olarak bilinen Finler, en güzel ve en özel sohbetlerin saunada yapıldığını söylüyorlar.

Denizden komşu başkent Talin ile Helsinki arasında 7-8 katlı gemilerden, küçük ve hızlı botlara bir çok ulaşım aracı işliyor. Yol sadece 80 kilometre ve feribot türüne göre 1.5 ile 3.5 saat sürüyor. Gemiler ulaşımın yanında alışveriş için de kullanılıyor. Çok pahalı bir şehir olan Helsinki’de yaşayanlar bilet ücretini ve yolda harcayacakları zamanı gözden çıkarıp, sırf “Duty Free”den alışveriş yapmak için bu gemilere biniyor. Gemiler canlı müzik yapılan restoranları, kafeleri, barları, marketi ve kumar makineleri ile ulaşımdan çok bir eğlence aracı gibi.

Avrupa’nın en yaşanabilir ve en pahalı kentleri listelerinin en üstlerinde bulunan Helsinki, tarihi doku arayanlar için Avrupa’nın en gezilecek yerleri listesinin en altlarında!