Bu yazımızı okurken, özel müziğini de dinlemenizi tavsiye ederiz… 

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Fatih KOCA

Fatih KOCA

Letonya’nın başkenti olan Riga, Baltık şehirlerinin de en büyüğü. Bir nevi, bölgenin ekonomik ve coğrafi merkezi. 2 milyonun biraz üzerinde nüfusa sahip Letonya’nın yarısından fazlası Riga’da yaşıyor ya da çalışıyor. Letonca, Litvanca gibi Hint-Avrupa Dil Ailesi’nin, Baltık Kolu’nun yaşayan iki temsilcisinden biri.

Yoğun nüfusuna rağmen, tarihi şehir merkezi küçük Riga’nın. Dauguva nehri yanında düz bir alana kurulu şehrin ufkunu 3 yüksek kule süslüyor. Bunlar, St. Peter Kilisesi’nin, Doma Katedrali’nin ve Riga Kalesi’nin kuleleri. En yüksekleri olan St.Peter’e çıkıp tarihi şehir merkezini izlemek mümkün. Doma Katedrali, Baltık Bölgesi’ndeki en büyük kilise. Doma Meydanı’ndaki kafelerde günün önemli bir kısmında Letonyalı müzisyenler canlı müzik ziyafeti veriyor. Tarihi merkezde bulunan Livu meydanı da, kafeleri ve restoranlarıyla şehrin en canlı bölgelerinden biri.

Tarihi merkezin biraz dışında yer alan Alberta ve Elizabetes Caddeleri’nde Art Nouveau mimari tarzıyla inşa edilen binalar görülmeye değer. En güzelleri Alberta Caddesi’ndeki 2, 4, 6, 8 ve 13 ve Elizabetes Caddesi’ndeki 10 numaralı binalar.

Tarihi şehrin ana meydanı olan Ratsnams, 2. Dünya Savaşı sırasındaki Nazi-Sovyet çatışmalarında büyük hasar görmüş ve etrafındaki binaların neredeyse hepsi yıkılmış. Letonyalılar bağımsızlıklarını kazandıktan sonra bu meydandaki Sovyet yapılarının bir bölümünü yıkıp, eski resim ve çizimlerden yola çıkarak meydandaki Orta Çağ binalarını aslına uygun olarak tekrar inşa etmişler. Bunlardan “Melngalvju nams” (Kara kafalılar Evi) şehrin en estetik binalarından. Letonyalılar, Ratsnams’da açtıkları İşgal Müzesi ile işgalci olarak gördükleri Nazilere ve Sovyetlere olan tepkilerini sergiliyorlar. Müzede, Hitler ve Stalin’in resimleri yan yana sergileniyor.

Tren istasyonunun ve otobüs terminalinin hemen yanında bulunan Central Tirgus (Merkez Market) devasa büyüklükteki 4 adet pavyondan oluşuyor. Açıldığı 1930 yılından beri Letonyalılara hizmet veren market, 2. Dünya Savaşı sırasında Zeplin hangarı olarak kullanılmış. Markette her türlü gıda ve giyecek bulmak mümkün. Özgürlük Anıtı, Powder Kulesi, Navity Ortodoks Katedrali, Üç Kardeşler (Tris Brali) ve Ulusal Opera binaları, Riga’nın belli başlı diğer yapıları.

Düz bir alana kurulu Riga’ya herhangi bir tepeden bakmak mümkün değil. Fakat Özgürlük Anıtı’nın yakınlarında bulunan Reval Oteli’nin 26. Katındaki Skyline Bar müşterilerine muhteşem bir Riga manzarası sunuyor. Fiyatları Riga standartlarının biraz üzerinde olsa da Skyline Bar, Riga’nın görülmesi gereken yerlerinden.

Riga, Baltık bölgesinin en işlek havaalanına sahip. Riga’ya İstanbul dahil Avrupa’nın birçok şehrinden direk uçak seferleri var. Komşu Baltık ülkeleriyle ulaşım genelde çok konforlu olmayan otobüslerle sağlanıyor.

Letonyalılar, diğer kuzey ülkeleri gibi yazın gelişini milli bayram olarak kutluyor. 23 Haziran gününe denk gelen bayramın adı Jani (İngilizce John, Slavca Ivan). Jani’yi Letonyalılar kırsal kesimlerdeki memleketlerinde geçiriyor. Bu nedenle 23 Haziran tarihi civarında Riga’da Letonyalı görmek pek mümkün olmuyor. Ağaç dallarından yaptıkları taçların takıldığı, şenlik ateşlerinin yakıldığı Jani, Letonyalılar için çok önemli. Neredeyse hiç zifiri karanlık olmayan bu günde Letonyalılar güneşin doğuşuna kadar geleneksel danslarla ve şarkılarla eğleniyor.

Kültürlerine oldukça bağlı Letonyalılar için, adetler ve görenekler yaşamın bir parçası. Bu bağlamda, Letonyalılar, Litvanyalılara oldukça benziyor. Örnek olarak, Riga’daki köprüler de, aynen Vilnüs’dekiler gibi yeni evli çiftlerin, evliliklerinin ömür boyu sürmesi için astığı kilitlerle dolu.

Letonya mutfağı da kardeş ülke Litvanya’nınkiyle benzer özellikler taşıyor. Pembe renkli soğuk pancar çorbası, burada da yazın başlıca içeceği. Ayrıca tat olarak ayranı andıran, isim olarak ise bize pek yabancı olmayan Kefirs adında da bir içecekleri var. Şehrin bir çok yerinde bulunan Lido restoranlarında Letonya’nın leziz mutfağını tatmak mümkün. Soğuk pancar çorbası, şefin bir numaralı tavsiyesi!