Bu yazımızı okurken, özel müziğini de dinlemenizi tavsiye ederiz… 

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Timur ÖZKAN

Timur ÖZKAN

Kökeni Afrika ama anavatanı ABD olan Cazın başkenti hiç kuşkusuz New Orleans’dır. ABD’nin güney eyaletlerinden Louisiana’nın en büyük kenti olan New Orleans, adıyla birlikte bağlı olduğu eyaletin adının ilk harflerinden türetilen bir kısaltmayla NOLA olarak da anılıyor. (Bu arada eyaletin başkentinin New Orleans değil küçük bir kent olan: Baton Rouge olduğunu not edelim.) Her zaman dünyanın en popüler kentlerinden biri olarak gezginlerin ilgisini çeken New Orleans yılda 10 milyondan fazla turisti çekmeyi başarırken her yıl Şubat sonu Mart başında düzenlenen Mardi Gras (Yağlı Salı), dünyada Rio Karnavalı’ndan sonraki en popüler festival kabul ediliyor.

2005 yılında yaşadığı Katrina Tayfunu ve sel felaketiyle uzun süre dünya gündeminde kalan New Orleans, bugün yaşadığı felaketinin izlerini büyük ölçüde silmeyi başarmış, silemediklerini de felaket bölgelerine (Yeniden Doğuş adıyla) düzenlenen turlarla turizme tahvil etmeye çalışıyor. New Orleans’da başka ilginç turlar da var ama önce kentin en turistik bölgesi olan Fransız Mahallesi’ni gezelim, buralardaki kafelerde, barlarda müzik dinleyelim ve cazın başkentine geldiğimizi anlayalım…

Fransız Mahallesi, New Orleans’ın tarihi merkezi konumunda. Nehir tarafından başlayacak olursak Decatur, Canal ve N. Rampart caddeleriyle Esplanade Bulvarı’nın çevrelediği mahallenin hemen hemen tüm sokakları tarihi özelliklerini koruyor. Ferforje balkon ve pencereleri, renkli ahşap cepheleri, festival zamanını hatırlatan boncukların süslediği balkon korkuluklarıyla film setini andıran iki, en çok üç katlı bu binalar genellikle otel, restoran, mağaza vb turistik amaçlarla kullanılıyor.

Canal Caddesi’nin diğerlerinden farklı ve ilginç bir özelliği var. Bu cadde kentin içinden geçen Mississippi ile kentin kenarında kurulduğu Pontchartrain Gölü’nü birleştirmek amacıyla açılmaya başlayan kanalın bitirilememesi üzerine bir caddeye dönüştürülmesiyle ortaya çıkmış. Şimdi üzerinde yürüdüğümüz bu caddenin belki de bir su yolu olacağını düşünmek bayağı ürkütücü, ne de olsa sık sık yaşadığı su baskınlarıyla anılan bir kentte bulunuyoruz…

Fransız Mahallesi’ndeki yürüyüşümüz esnasında St. Peter caddesinin N. Rampart’la birleştiği köşeye yani mahallenin sınırına geldiğimizde, New Orleans’da doğan, “What a wonderful world” sözleriyle kulaklarımıza yerleşen cazın en büyük ustalarından Louis Armstrong’ın adını taşıyan ve bir heykeline ev sahipliği yapan parka geliyoruz ancak yeniden düzenlenmekte olduğu için içeri giremiyoruz.

Fransız Mahallesi’nin merkezi olan Jackson Meydanı’nda Louisiana Devlet Müzesi, St Louis Katedrali ve Turizm Enformasyon Merkezi gibi kentin mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerleri bulunuyor. Jackson Meydanı ayrıca her tarafında caz müzisyenlerinin sanatlarını gösterdiği bir kentte, pantomim sanatçılarına ve sokak ressamlarına ayrılmış tek alan sanki…

Buradan nehre doğru yürüdüğümüzde, New Orleans’a özel “beignet” tatlısıyla meşhur Cafe du Monde’ye varıyoruz. Şerbetsiz, bol pudra şekerli ve kare formunda bir çeşit lokma tatlısı olarak tarif edebileceğimiz beignet’lerimizi tadarken kentteki ilk caz konserimizi, kafenin önünde çok kalabalık bir izleyici grubuna çalan bir sokak orkestrasından dinliyoruz.

Daha sonra nehir kenarına çıkarak biraz da Mississippi boyunca yürümek istiyoruz. Adı yerel Kızılderili dilinde “Büyük Su” anlamına gelen ve ABD’nin en uzun, dünyanın Nil, Amazon ve Yangtze’den sonra dördüncü uzun nehri olan Mississippi, New Orleans’da Meksika Körfezi’ne dökülüyor. Mississippi’nin kenarında daha doğrusu denize döküldüğü yerde kurulan New Orleans’ın, arkadan çarklı gemilerle yapılan nehir turları da meşhur. Natchez bu gemilerden biri, her öğle ve akşam yemekli veya gezgin müşterileri için caz eşliğinde demir alıyor.

New Orleans’ın bir diğer meşhuru mezarlık turları… Bu da nereden çıktı demeyin, New Orleans’ın turizmcileri hayalet, vampir, büyü meraklılarını da düşünmüşler ve St. Louis Mezarlığı ve New Orleans’ın Büyü Kraliçesi Marie Laveau’nın mezarı vb mekânlara turlar organize etmişler.

Felaket bölgelerine düzenlenen Yeniden Doğuş veya Mezarlıklara düzenlenen Hayalet/Büyü vb uçuk gezilerinden, doya doya caz dinleyebileceğiniz buharlı gemilerine ve tarihi sokaklarına kadar her yünüyle ilginç bir kent New Orleans… Burada gezilecek görülecek daha pek çok yer var, bunlar bir güne sığdırabildiklerimiz ve New Orleans için bir gün kesinlikle çok az. Ama bu bir gün için bile olsa New Orleans’a geldiğinize değiyor…