Bu yazımızı okurken, özel müziğini de dinlemenizi tavsiye ederiz… 

Ses Klibi: Bu ses klibini oynatabilmek için Adobe Flash Player (Version 9 veya üzeri) gereklidir. Güncel versionu indirmek için buraya tıkla Ayrıca tarayıcında JavaScript açık olmalıdır.

Timur ÖZKAN

Timur ÖZKAN

Ürdün deyince gezginlerin aklına Petra gelir. Petra gibi çok özel bir yere sahip olmak Ürdün’ün başta başkent Amman olmak üzere diğer kentlerinin ihmal edilmesine neden olur ama binlerce yıllık tarihe sahip Amman, Ürdün’ün gezilmesi gereken önemli yerlerinden biridir. Resmi adı Haşimi Ürdün Krallığı olan ülke, Ortadoğu gibi barışa hasret bir coğrafyada savaştan uzak yaşamını sürdürmeyi başarıyor. Mısır, Irak, Suriye, İsrail ve Filistin gibi ülkelere komşu olup savaştan uzak kalabilmek kolay değil. Zaten 1967’de savaşı yaşamış ve topraklarının bir kısmını İsrail’e kaptırmış ama o tarihten bu yana geçen zaman ve İsrail’le imzalanan barış antlaşması savaşı unutturmuş. Ancak gene de yanı başındaki savaştan hiç etkilenmediğini söylemek zor. Ürdün, yaklaşık 90 bin km2 yüzölçümüyle küçük sayılabilecek topraklarında yaşayan 5,5 milyon nüfusu arasında çok sayıda Filistinli mülteciyi de barındırıyor.

Amman’ın Uluslararası Kraliçe Alia Havaalanı’ndan kent merkezine doğru gelirken ilk izlenimimiz; Ürdün’ün modern bir ülke olduğu ve kentin tepelerden oluşan ilginç topografyası oluyor. Kenti gezmeye bu 19 tepeden birine (Jabal Al Qala) inşa edilen Kale’den başlıyoruz. Üzerinden kentin her tarafına hakim bir manzaraya sahip olan ve bir Bronz Çağı eseri olan kale Roma, Bizans ve Müslüman dönemlerine tanık olmuş. Kaledeki kalıntılar arasında Herkül Tapınağı, Roma Mezarı, Bizans Bazilikası, bir saray ve eski kent kalıntılarından oluşan Umayyad Sarayı ve sarnıç ön plana çıkanlar. Özellikle yenilenen kubbesi ve ayakta kalan orijinal duvarlarıyla Umayyad Sarayı kalenin en görkemli yapısı.

Kaleden bakışta en çok dikkat çeken yer olan Roma Tiyatrosu ise ikinci durağımız. Yürüyerek ulaştığımız 6 bin kişilik tiyatro’nun yanında bir de Odeon yer alıyor. Restore edilerek kültür ve sanat ekinlikleri için kullanılmakta olan kaleden merkeze doğru yürüyerek hem kenti biraz daha tanıyor, hem de antik çağda “Suların Kenti” olarak tanınan Amman’ın simge yapılarından 2.yy eseri Su Anıtı’nı (Nimfeum) görüyoruz. Burası aynı zamanda pazarın ve geleneksel tarzda dükkanların bulunduğu eski çarşı. Kentin modern kesimi bir başka tepede (Jabal Amman). Üzerinde şık kafelerin ve lüks mağazaların yer aldığı Rainbow Caddesi ile Amman’ın prestij dini yapılarından Kral Abdullah Camii kentin bu kesiminde bulunuyor.

Demir Çağı’nda yaşayan yarı göçebe Amonitler tarafından kurulduğu için eski adı Rabbat Ammon olan, bir dönem o zamanki hükümdarı Philadelphus’un adına izafeten Philadlepfia olarak anılan kentin adı Emevilerden sonra Amman olmuş. 400 yıl Osmanlı egemenliği altında kalan Ürdün’de o dönemden kalan en önemli yer tarihi Hicaz Demiryolu’nun Amman istasyonu. Tarihi lokomotiflerin ve vagonların raylarda beklediği bu nostaljik istasyonda kapalı olduğu için gezemediğimiz Hicaz Demiryolu Müzesi de bulunuyor. Ürdün’de bir diğer Osmanlı hatırası olarak; Amman’ın 20 km doğusundaki Salt kentinde bulunan ve I. Dünya Savaşı’nda ölenlerin ansına yapılan Türk Şehitliği ziyaret edilebilir.

Amman ayrıca aralarında Kraliyet Otomobilleri, Çocuk ve Folklor müzelerinin de bulunduğu çok sayıda ilginç müzeye de sahip. Tarih meraklıları için Amman’da görülmesi gereken iki yer daha var; kent merkezindeki Arkeoloji Müzesi ile Amman’ın 50 km kuzeyinde bulunan ve dünyada ayakta kalan en iyi durumdaki Roma kentlerinden kabul edilen Jerash Antik Kenti. Bunlardan başka; Ürdün – İsrail sınırındaki Ölü Deniz (Lut Gölü), güneyde Petra’nın bulunduğu Vadi Musa ile Kızıldeniz kıyısındaki Akabe ve Akabe yakınlarındaki Vadi Rum Ürdün’ün mutlaka görülmesi gereken diğer yerleri olarak not edilebilir.

Ürdün Dinarı, dünyada Amerikan Doları’ndan daha kıymetli nadir paralardan, 100 USD karşılığı ancak 70 JD ediyor. Ürdün Dinarları aynı zamanda kraliyet ailesinin albümü işlevi görüyor. 1 JD’da Kral I. Hüseyin’in, 5 JD’da Kral I. Abdullah’ın ve 10 JD’da Kral Talal’ın portreleri yer alırken kral torunlarına verilen dede adlarına paralel olarak, 20 JD’da Kral II. Hüseyin ve 50 JD’da ise halen makamda bulunan Kral II. Abdullah’ın portelerine yer verilmiş. Bu gelenek devam ederse gelecek kralın adının II. Talay olacağı ve 100 JD’da da onun resminin basılacağı kesin gibi…

Türkiye vatandaşlarına vize uygulamayan Ürdün’e İstanbul’dan doğrudan uçakla olduğu gibi Suriye üzerinden karayoluyla da ulaşılabiliyor. Petra ve Ölüdeniz gibi dünya çapında turistik yerlerinin yanı sıra Ürdün’ün başkenti Amman da gezginlerin meraklarını boşa çıkarmıyor…